Nasıl Hızlı Okunur;

Belirli egzersizler neticesinde göze yeni alışkanlıklar kazandırılarak, gözün, beyne veri gönderme hızı arttırılır, dolayısıyla kişi eskisine oranla daha kısa sürede daha fazla kelime okuma imkanı bulur. Bu yeni okuma alışkanlığında kişi zihin sesinden bağımsız, kelimeleri tek tek değil de bloklar halinde görmeye başlar, gözleri satırlar üzerinde durmadan ve sekmeden ilerler. Eskisine göre daha hızlı, dışardaki etkenlerden daha az etkilenerek ve daha iyi anlayarak okuma gerçekleştirilmiş olur.

Beynimizin kelime işleme ve anlama kapasitesi aslında çok yüksektir, hızlı okumada ki maharet beyne olabildiğince çok veri gönderebilmektir, beynimiz yaklaşık dakikada 1000 kelimeyi algılayıp anlayabilmektedir, fakat hızlı okumamızı engelleyen faktörler vardır, bunlara okuma frenleri diyoruz, okuma frenleri kişinin okuma hızını, kapasitesinin altında çok yavaşlatmaktadır, okuma frenlerinden egzersizler yaparak kurtulabiliriz ve okuma hızımızı 1 ay gibi bir sürede 5- 6 katına çıkartabiliriz. Hızlı okuma tekniklerini öğrenmiş olsanız bile bunları en az 21 gün süre ile egzersiz yaparak psikomotor davranışa çevirmezseniz, hızlı okuyamayacaksınız, hızlı okuma siz egzersiz yaptıkça, kendiliğinden oluşan bir öğrenme sürecidir, bu davranışı kazanmak için mutlaka düzenli egzersiz yapmak gerekir.

Hızlı okuma tekniklerini> uygulayabilmek için hangi egzersizleri yapmamız gerekiyor. Nedir bu hızlı okuma teknikleri?

“Gözlerini Eğit”

Hızlı okuma tekniklerini sağlıklı bir şekilde uygulamak için, hızlı ve çevik gözlere sahip olmamız gerekmektedir. Gözlerimiz okuma işlevini gerçekleştiren birincil organımızdadır, sembolleri beynimize ileterek, anlamlandırılmasını sağlar, iyi bir okuyucu olmak için sağlıklı ve çevik gözlere sahip olmamız gerekmektedir. Gözümüzü satırlar üzerinde istediğimiz hızda ve odaklanmayla gezdirebilmek için, hem göz kaslarımızın güçlü ve çevik olması hem de beynimizden aldığı emirleri eksiksiz yerine getiriyor olması gerekmektedir. Gözümüzü hareket ettirmemizi sağlayan 6 adet göz kasımız bulunmaktadır, bunlar bazen doğuştan, bazen de sonradan hantallaşmaya ve çevikliğini kaybetmeye başlar dolayısıyla okuma işlevi sırasında satırlar ve kelimeler üzerinde göz kontrolümüz zayıf olur ve bu okumamızı yavaşlatır. Egzersizler yaparak göz kaslarımızı güçlendirebilir, göz işlevlerimizin hızını artırabilir ve göz kontrolümüzü mükemmel bir seviyeye çıkartabiliriz. Bkz. “Göz Egzersizleri”

“Kaygılarından Kurtul”

Kaygılarınız sizin hızlı okumanızı engeller, Hızlı okuma tekniklerini uyguluyor olmak için, kaygılarınızdan kurtulmalısınız. Çoğumuz hayatımızda hızlı okuma denemeleri yapmışızdır fakat, hızlı okuyunca anlama oranımızın düştüğünü görüp bundan vaz geçmişizdir. Okurken kendimizi alıştırdığımız hızın bizim için güvenli olduğunu düşünür ve hep aynı hızda okuruz.  Hızlandığımız zamanda ise kontrol duygusunu kaybettiğimiz için, okuduklarımızı anlamlandırmakta zorluk yaşarız. Buda bizde yavaş okuduğumuz zaman daha iyi anlayacağımız hissini uyandırır.  Oysa kişi hızlı okumaya alıştığında eskisinden daha odaklı okur ve okuduklarını çok daha iyi anlar. Araba kullandığınızı düşünün, araba yavaş giderken, çevremizdeki birçok şey dikkatinizi çekmeye başlar, oysa araba hızlandığında, diğer uyaranları devre dışı bırakarak sadece yola odaklanırsınız. Beynimiz geri planda çok hızlı çalışmaktadır, dk. 1000 kelimeye kadar işlem yapabilmektedir, yeteri kadar veriyle meşgul etmezsek sıkılır ve kaçma eylemi gösterir, başka şeyler düşünmeye başlar. Hızlı okumak sizin okuma esnasında beyninizi sürekli meşgul ettiği için araya başka düşüncelerin ve başka uyaranların girmesini engeller, okuduğunuz metinde bütünlük kurmanızı ve anlamlandırmanızı kolaylaştırır.

Hızlı okuma kaygısından okuma ritmimizi artırıp yeni bir okuma hızı alışkanlığı kazanarak kurtulabiliriz. Buda sürme egzersiziyle mümkün olmaktadır, süreme egzersizi tamamlayıcı ve birçok egzersizi içinde barındıran bir egzersizdir, kişinin geri dönme alışkanlığını ortadan kaldırır, gözün satırlar üzerinde durmadan ve sekmeden ilerlemesini sağlar, kişiye yeni bir okuma ritmi alışkanlığı kazandırır, aynı zamanda kişiyi zihin sesinden bağımsızlaştırarak fotoğrafik okumaya alıştırır.  dikkatli ve doğru yapıldığında etkili sonuçları görülmektedir, nasıl uygulandığını inceleyelim, kalemi elimize alıyoruz ucuyla satırın biraz altına tutarak, okuma hızımızın iki katı hızda sürmeye başlıyoruz, burada dikkat edilmesi gereken noktalar, hızımızı asla kesmiyoruz, kalemi kendi hızımıza uydurmuyoruz,  biz kaleme yetişmeye çalışıyoruz, arada kelime kaçırıyor olabiliriz, anlama oranımız çok düşmüş olabilir, bunların hiç biri önemli değil, birincil amacımız anlamak değil, kalemin hızına yetişemeye çalışmak  ve kelimeleri görerek ilerlemektir, yaklaşık beş dakika sonra yeni hızınıza alışmaya başlayacak ve anlama oranımız yükselmeye başlayacaktır,  bunu hissettiğimizde  kalemi bir tık daha  hızlandırarak kaleme yetişmeye çalışıyoruz ve kendimizi sürekli hıza zorluyoruz,  bu egzersizi bir ay boyunca günlük en az 15 dk. Uyguluyoruz. Bir ay boyunca düzenli yapıldığı taktirde, gözleriniz satırlar üzerinden kalem olmadan da aynı hızda akmaya devam edecek ve hayatınız boyunca okuma  ritminiz hiç düşmeyecektir.  Bkz. “Sürme egzersizi”

“Bloklar halinde görerek oku”

Birincil hızlı okuma tekniğimiz, bloklar halinde görerek okumaktır

Kelime kelime okumak, ön belleğimizi çabucak doldurduğu için anlamamızı zorlaştırır, ayrıca satırlar üzerinde gözümüzün çok fazla duraksamasına sebep olduğu için okuma hızımızı da çok yavaşlatır, bilgiler öncelikle duyularımız vasıtasıyla ön belleğimize gelir, burada tasnif edilerek kalıcı hafızamıza gönderilir, ön belleğimiz 7 birimden oluşmaktadır, bu birimleri kelimelerle çabucak doldurduğumuzda, okuduğumuz cümleyi anlamlandırmamız zorlaşmaktadır, telefon numarasını düşünün, sayıları tek tek okuduğununuz zaman mı aklınızda daha kolay kalır? 0 2 1 2 5 5 4 8 3 4 1 yoksa gruplayarak mı? 0212 554 83 41 aynı mantık okumada da geçerlidir. Kelimeleri tek tek değil de gruplar halinde okumaya alıştığınızda hem anlama oranınız artar, hem de gözümüz satırlar üzerinde daha az sekme ve duraksama yapacağı için okuma hızımız artar. Gözümüzü nasıl bloklar halinde görmeye alıştırabiliriz İnceleyelim? Bkz. “Blok halinde görme uygulaması”

 “Geriye dönmeden oku”

Diğer bir hızlı okuma tekniğimiz geri dönmeden okumaktır.

Okurken kimi zaman anlayamadığımız için kimi zaman ise odaklanmamız dağılıp dikkatimiz başka yere gittiği için geri dönerek tekrar okuma ihtiyacı hissederiz. Yavaş okuduğumuz için düşünce boşlukları oluşur, o sırada dikkatimi başka bir uyaran çabuk çekebilir, sayfanın sonuna geldiğimizde, kendimizi bir alıveriş merkezinde arkadaşımızla bulabiliriz, bu tıpkı bir filmi ağırlaştırılmış formatta izlemenin yarattığı hissi uyandırır bizde, sıkıldığımız için aklımıza çok çabuk başka şeyler gelir. Okuduğumuz metinden uzaklaştığımız içinde, tekrar geri dönüp okuma ihtiyacı hissederiz, anlayamadığımız yerleri tabi ki geri dönüp okumalıyız fakat bu yoğun bir alışkanlık haline geldiğinde, okuma hızımızı ciddi oranda etkilemektedir. Geri dönme alışkanlığını nasıl kafamızdan silip atabiliriz inceleyelim.Egzersiz Platformumuzdan silinerek blok okuma uygulamasını yaparak veya sürme egzersizini yaparak geri dönme alışkanlığını kafamızdan resetleyebiliriz. Platformda ki silinerek blok okuma uygulamasını inceleyelim, Bkz.  “Silinerek blok okuma uygulaması”. Geri dönme alışkanlığını ortadan kaldıracak diğer bir uygulamamız, sürme egzersizidir, kalem satırlar üzerinde durmadan sürekli ilerlediği için, beynimizi  geri dönmeden sürekli ilerleme komutuna alıştırır, bir ay boyunca düzenli yapıldığı taktirde alışkanlık psikomotor davranışa dönüşür ve hayatımız boyunca kalıcı olur. Bkz. “Sürme egzersizi”

“Sesten bağımsız oku”

Diğer bir hızlı okuma tekniğimiz dudaktan – gırtlaktan – zihinden seslendirme yapmadan okumaktır.

Yetişkin bir okuyucuda her kelimenin önceden öğrenilmiş sembol karşılığı vardır. Aslında bizler kelimeleri sembol olarak tanıyoruz ve bizler de anlamlı bir karşılığı bulunmaktadır, seslendirme işlevi olmadan da okuduklarımızı anlayabiliyoruz, seslendirme işlevi sonradan öğrenilmiş bir özelliktir. Okurken zihnimizden kendi sesimizi duyuyor ve sesi takip ediyoruz, dolayısıyla hızlı okumaya başlayınca kelimelere ses vermekte yetişemiyoruz, bir filmi 4 katı hızlandırdığınızı düşünün, sesler bozulduğunu ve kelimeleri anlayamadığınızı göreceksiniz. Yani zihnimizdeki sesten kurtulmadan okuma hızımız belli bir seviyede kalmaktadır. Fotoğrafik okumak ve anlamak kolaydır. Çevrenize hızlıca bakın sonra gözlerinizi kapayın ve gördüklerinizi saymaya başlayın, 2 sn. gördüklerinizi 15 sn. anlattığınızı göreceksiniz, yani 2sn. görüp anladığınız şeylere, ses vermeniz 15 sn. zaman almaktadır, okurken de kelimeleri hatta cümleleri, fotoğraf olarak tanıyıp anlayabiliriz. Egzersizler yaparak yüksek oranda zihin sesinden bağımsızlaşmamız mümkündür.

Zihin sesinden kurtulmak için fotoğrafik okuma alışkanlığı kazanmak gerekmektedir,  bu da  en iyi sürme egzersiziyle mümkün olmaktadır. Sürme egzersizini yapmaya başladığımızda kelimelere ses vermeye yetişemeyeceğiz dolayısıyla kelimeleri sadece fotoğraf olarak görüp okumaya zorlamış olacaz kendimizi, bu egzersiz düzenli yapıldığı takdir de kişiyi zihin sesinden büyük oranda bağımsızlaştırmakta ve okuma hızını bir hayli arttırmaktadır. Bkz. “Sürme egzersizi”

 “Görsel dikkatini yükselt – Belleğini güclendir”

Kitap üzerinde iyi bir hızlı okuma tekniği sergileyebilmek için; hızlı odaklanan ve iyi seçen gözlere ihtiyacımız vardır. Görsel dikkati düşük olan kişilerin gözleri satırlar üzerinde çok fazla sıçrama duraksama hareketi yapar, algıda seçicilikleri düşüktür,  gözlerini satırlara ve kelimelere odaklamakta zorlanırlar, dolayısıyla kelimelerin sonlarını yanlış okuyabilirler, kelime atlayabilirler, satır atlayabilirler, benzer harf ve kelimeleri karıştırabilirler, odaklanma ve algılama hızları yavaştır, metne odaklanmak için çok fazla efor sarf ederler, buda okuma hızlarını bir hayli yavaşlatır, yavaş okudukları için okudukları cümle ve metinde bütünlük kuramazlar, anlama oranları düşüktür ve çabuk sıkılırlar.

Görme ve algılama hızımızı arttırmak için; Kelime egzersizleri bölümünden Hızlı görme uygulaması, hızlı kavrama uygulamasını kullanabiliriz. Algıda seçiciliğimiz arttırmak ve sağ sol beyin koordinasyonunu güçlendirmek için beyin egzersizleri bölümünden, Doğru rengi bul, doğru kelimeyi bul, Doğru sayıyı bul uygulamalarını kullanabiliriz. Ayrıca bunların haricinde görsel dikkatimizi arttırmak için herhangi bir kitap üzerinden kelime bulma  uygulamasını kullanabiliriz. Kitabın içinde çok geçtiğini düşündüğümüz bir kelimeyi seçerek 10 dk. Boyunca aynı kelimeyi kitabın sayfalarında arayabilirsiniz, ilk başlarda zorlansak ta sonralara doğru o kelimeyi daha hızlı bulmaya başladığınızı fark edeceksiniz., Bkz. “Beyin Egzersizleri”

“Kelime dağarcığını genişlet”

İyi bir hızlı okuma tekniği uygulayıcısı olmak için dilbilgisi alt yapımızı güçlendirmemiz gerekmektedir. Dil bilgisi ve kelime dağarcığı yetersizliği, okuma geçmişi zayıf olan kişilerde görülür, kelimeleri rahat ve hızlı tanıyabilmek için, kelimelerin önceden zihnimizde sembol karşılığının oluşturulması gerekmektedir. Bu da kelimeleri ve cümle yapılarını görme sıklığımızla alakalıdır. Bir kelimeyi ne kadar çok görürsek onu sonra ki görmelerimizde tanımamızda bir o kadar kolay olmaktadır. Okumaya yeni geçmiş çocuklar veya az okuyan kişilerin, kelimeleri ve cümle yapılarını tanımaları da bir o kadar zor olmaktadır, bu da okuma hızını büyük oranda düşürmektedir. Kelime haznemizi nasıl geliştirebiliriz? Günlük, düzenli kitap ve mecmua okuyarak kelime haznemizi oldukça geliştirebiliriz fakat bu biraz zaman alan bir süreçtir, daha pratik yöntem olarak, Türkçe bir sözlük alarak orada ki kelimeleri tekrar tekrar okuyabiliriz, ayrıca online egzersiz platformumuzda çeşitli kategorilerde binlerce  metin bulunmaktadır, egzersizleri yaparken bir taraftan da kelime haznenize ve eğitiminize büyük katkısı olacaktır.

Yeni okumaya geçmiş ilkokul çağında ki öğrenciler için Türkçede en çok kullanılan bin kelime uygulaması oldukça etkili olmaktadır. Bu uygulama çocukların hem kelime haznelerini genişletmekte hem görsel dikkatlerini bir hayli arttırmaktadır. Türkçede en çok kullanılan 1000 kelimeyi wikipedia sözlükten indirebiliriz, En çok kullanılandan en az kullanılana doğru 50’lik sütunlar halinde karşımıza gelmektedir. Bu sütunlardan kelimeler sorarak öğrencilerimizin bulmasını isteyebiliriz, her sütundan 10 ar adet sorarak bulmalarını istersek, yoğun bir odaklanmayla her seferinde kelimeleri arayacakları için farkında olmadan bütün kelimeleri okumak zorunda kalacaklar ve kelimeler bilinçaltlarına fotoğraf olarak yerleşmiş olacaktır. Aynı zamanda bu uygulama algıda seçiciliklerini ve odaklanma sürelerini bir hayli arttıracaktır. Bkz.  “Türkçede en çok kullanılan 1000 kelime”

“Okuma Amacını Güçlendir”

Okuma amacımızı güçlendirmek için hızlı kitap okuma tekniklerini ve okuma tasarımlarını devreye sokmamız gerekmektedir. Okuma amacımız ne kadar güçlü olursa, metne karşı olan odaklanmamızda bir o kadar artmaktadır, dolayısıyla yüksek bir odaklanmayla okumak metinden alacağımız bilgileri ve detayları da etkilemektedir. Düşük bir odaklanmayla okuduğumuz metinlerden alacağımız bilgide bir o kadar azalmakta, metne karşı olan konsantrasyonumuzu da bir hayli etkilemektedir. Buda metni okurken sık sık geri dönmemize, metni sonuna kadar okusak da anladığımız bilgilerin sınırlı kalmasına sebep olacaktır.

Bunu için İSOAT tekniğini kullanırsak, güçlü bir okuma tasarımı oluşturmuş oluruz, nedir isoat tekniği, bunu bir hikayeyle kodlayalım, Erzurumlu bir İsmail amca var, palavra atmayı çok seviyor, arkadaşları İsmail amcayı görünce isoat isoat diyorlar, İsmail amcada başlıyor palavra atmaya, her ne kadar durum böyle olmasa da, isoat tekniği  İzle, Sor, Oku, Anlat, Tekrar et kuramının baş harflerinin oluşturduğu bir okuma tasarımı ve anlama tekniğidir. Okuyacağımız kitabı yada metni okumaya başlamadan önce İzliyoruz,  izleme  kitap hakkında genel bilgi edinmek amaçlı olmalıdır,  konunun ne olduğu, yazarın vermek istediği mesaj,  bu mesajı verirken ki oluşturduğu kurgu yapısı irdelenmelidir,  bunu yapmak için, önsöz, içindekiler kısmı, başlıklar alt başlıklar, italik yazılmış yerler, paragrafların ilk ve son cümleleri, kitabın son sayfaları ve son cümleleri , varsa kitap üstünde ki fotoğraflar, kitabın konusunu ve bölümleri hakkında  bize epece yardımcı olacaktır.

Genel kurguyu zihnimizde oluşturduktan sonra, sıra SOR bölümüne geliyor, soru sormak için kitabın özetini çıkarıp kitapla alakalı soru oluşturmak değildir, izleme sonucu aklımızda gelen bütün soruları zihnimizde sıralıyoruz, soruları oluştururken de bir taraftan, oluşturduğumuz soruların cevabını aklımızdan düşünüyoruz ve tahminlerde bulunmaya çalışıyoruz, bunu yapmak için 5N 1K Kuralı oldukça işimize yarayacaktır.  NE? sorusu Konuyu verir NEDEN? NİÇİN? Amacı verir NASIL? Yöntemi belirler, NEREDE? Mekan ve yer kavramlarını, NE ZAMAN? süreç kavramlarını KİM? Sorusu da ilgili ve sorumlu kişileri belirler, soru sormak okuyacağımız metne odaklanmamızı ve motivasyonumuzu epeyce arttıracaktır.

İzleme ve Soru sürecinden sonra zihnimizde yeni bağlantı yolları çoktan oluşmuştur, beynimiz artık gelecek detay bilgileri zihnimizin hangi bölümlerine kaydedeceğini tespit etmiştir, kitabı okumaya başladığınızda, kitap daha ilk sayfadan itibaren size çok anlamlı gelmeye başlayacak, daha odaklı, daha fazla detaya inerek ve daha iyi anlayarak okuduğunuzu göreceksiniz. Okurken kelimelere değil fikirlere odaklanmalısınız bu okuma ve anlama hızınızı arttıracaktır.

En iyi öğrenme yöntemi anlatmaktır, anlatmaya başladığınız zaman, beyniniz pasif konumdan aktif konuma gelecek ve öğrenme sürecine beynin bir çok bölümü aktif olarak katılacaktır, böylece bilgilerimizi yaşantımıza katıp anılaştırma fırsatı yakalamış olacağız, beyin anılaştırma işlemini yaparken, sesten, zihninizde oluşturduğunuz fotoğraflardan ve bizde bıraktığı duygulardan yararlanır, anılaştırılmış bilgiler kalıcı hafızaya kaydedilir ve kolay unutulmaz.  Anlatırken metinde yazan cümlelerin aynısını değil, bilgileri kendi cümlelerimize çevirerek anlatırsak, daha etkili bir öğrenme gerçekleştirmiş oluruz, çünkü kişi kendi cümleleriyle öğrenir.

Öğrendiğimiz bilgileri tekrar etmezsek, çok büyük bir kısmını bir hafta içinde unutur ve hatırlamakta zorlanırız. Bunun önüne geçmek için günlük, haftalık aylık tekrarlar yapmalıyız. Öğrenme işlemini uykudan önce yapıp tekrarı da sabah uykudan sonraki ilk saatler yaparsak, öğrenme süreci oldukça etkili olur, çünkü uykundan önce beynimizi neyle meşgul edersek, uyku esnasında o bilgilerle meşgul olmaktadır, uyku süresince öğrenme devam etmekte bilgiler analiz sentez edilerek anlamlandırılmaktadır. Bir gün önce zor yaptığınız bir şey bir gün sonra sizin için daha kolay olur, çünkü öğrenme devam eder. Sabah ilk saatler zihnimizin öğrenmeye en açık olduğu zamanlardır, bu saatlerde yapacağımız tekrarlarda oldukça etkili olmaktadır.

“Metin ve göz mesafesini iyi ayarla”

Bütün hızlı okuma tekniklerini uyguluyor olsanız bile, yakından bakarak hızlı okumanız mümkün olmamaktadır. Metin okurken, göz ve metin mesafesini iyi ayarlamamız gerekir, kitabı çok yakın tutmak daha dar bir alana odaklanmamıza sebep olur, bu hem okuma hızımızı düşürür, hem de gözlerimizin çabuk yorulmasına sebep olur. Göz ve metin arasında ki ideal mesafe mesafe 30 ila 40 santim olmalıdır, her 15 dk. Bir 30 sn. kadar uzağa bakarak gözlerimizi dinlendirmeliyiz, bu göz merceğimizi ve göz kaslarımızı rahatlatacak gözlerimizin çabuk yorulmasını önleyecektir. Uzun okumalar yapmak istiyorsak bu ayrıntıya dikkat etmeliyiz.

“Okurken nefesini tutma”

Okurken farkında olmasak ta metne dikkatimizi vermek için zaman zaman nefesimizi tutarız, bu davranış uzun okumalarda beynimize giden oksijen miktarını düşürdüğü için, başımızın şişmesine dikkatimizin dağılmasına yol açar. Dikkatimizi toplamamız zorlaştığı için okuma hızımız ve anlama oranımızda aynı oranda etkilenir. Okurken karnımızdan düzenli nefes alıp verme alışkanlığı kazanmalıyız, eğer bunu bunu başaramıyorsakta, her 10 dakikada bir 3 kez derin nefes alarak beynimize bol oksijen gitmesini sağlayabiliriz. Uzun okumlar yapmak istiyorsak yine bu ayrıntıya da dikkat etmeliyiz.

“Nezih ortamda oku”

Okuma ortamı, okuma ve anlama hızımızı büyük oranda etkilemektedir. Okuyacağımız ortamın ışıklandırması yeteri kadar olmalıdır, ışık ne az nede çok olmamalıdır, düşük ışıkta veya yüksek ışıklı ortamda okumak gözlerinizin çabuk yorulmasına yol açar, okuma performansınızı büyük ölçüde düşürür, okuyacağımız kitaplar mümkünse saman kağıt mat seçilmeli, mat kağıtlar okurken ışığı yansıtmayacağı için gözünüzü yormayacaktır. Okuduğunuz ortam düzenli ve tertipli olmalıdır, çok dağınık bir ortamda okumak, dikkatinizin ve motivenizin dağılmasına yol açacaktır. Yine yatarak okumak, dikkatimizi toplamızı zorlaştıracak ve uykumuzu getirecektir, rahat nefes alıp vereceğimiz bir pozisyonda oturmalı okumalarımızı yapmalıyız.

Sizde online eğitimlerimize katılarak 1 ay gibi bir sürede, egzersizlerle okuma hızını % 400 arttırabilirsiniz.  Online egzersiz platformumuz hızlı okumayı ve anlamayı geliştirme amaçlı hazırlanmış olup sizin seviyenize göre hareket etmekte ve dijital bir akıllı öğretmen gibi davranmaktadır. İçerisinde onlarca egzersiz aracı, binlerce hızlı okuma metni bulunmaktadır. Yaş ve eğitim gurubunuza göre sistem sizin için hazırlanmış özel makaleleri kullanarak hem eğitiminize katkıda bulunur hem de hızlı okuma ve anlamayı öğretir.

Yazar: Hakan Aksu | Akademisyen – Eğitimci | okutanakademi.com