Neden Yavaş Okuyoruz?

Göz Eğitimsizliği

Gözlerimiz okuma işlevini gerçekleştiren birincil organımızdadır, sembolleri beynimize ileterek, anlamlandırılmasını sağlar, iyi bir okuyucu olmak için sağlıklı ve çevik gözlere sahip olmamız gerekmektedir. Gözümüzü satırlar üzerinde istediğimiz hızda ve odaklanmayla gezdirebilmek için, hem göz kaslarımızın güçlü ve çevik olması hem de beynimizden aldığı emirleri eksiksiz yerine getiriyor olması gerekmektedir. Gözümüzü hareket ettirmemizi sağlayan 6 adet göz kasımız bulunmaktadır, bunlar bazen doğuştan, bazen de sonradan hantallaşmaya ve çevikliğini kaybetmeye başlar dolayısıyla okuma işlevi sırasında satırlar ve kelimeler üzerinde göz kontrolümüz zayıf olur ve bu okumamızı yavaşlatır. Egzersizler yaparak göz kaslarımızı güçlendirebilir, göz işlevlerimizin hızını artırabilir ve göz kontrolümüzü mükemmel bir seviyeye çıkarabiliriz.

 

Hızlı Okursam Anlayamam Kaygısı

Çoğumuz hayatımızda hızlı okuma denemeleri yapmışızdır fakat, hızlı okuyunca anlama oranımızın düştüğünü görüp bundan vaz geçmişizdir. Okurken kendimizi alıştırdığımız hızın bizim için güvenli olduğunu düşünür ve hep aynı hızda okuruz, hızlandığımız zamanda ise kontrol duygusunu kaybettiğimiz için, okuduklarımızı anlamlandırmakta zorluk yaşarız, buda bizde yavaş okuduğumuz zaman daha iyi anlayacağımız hissini uyandırır, oysa kişi hızlı okumaya alıştığında eskisinden daha odaklı okur ve okuduklarını çok daha iyi anlar. Araba kullandığınızı düşünün, araba yavaş giderken, çevremizdeki bir çok şey dikkatinizi çekmeye başlar, oysa araba hızlandığında, diğer uyaranları devre dışı bırakarak sadece yola odaklanırsınız. Beynimiz geri planda çok hızlı çalışmaktadır, dk. 1000 kelimeye kadar işlem yapabilmektedir, yeteri kadar veriyle meşgul etmezsek sıkılır ve kaçma eylemi gösterir, başka şeyler düşünmeye başlar. Hızlı okumak sizin okuma esnasında beyninizi sürekli meşgul ettiği için araya başka düşüncelerin ve başka uyaranların girmesini engeller, okuduğunuz metinde bütünlük kurmanızı ve anlamlandırmanızı kolaylaştırır.

 

Kelime Kelime Okumak

Kelime kelime okumak, ön belleğimizi çabucak doldurduğu için anlamamızı zorlaştırır, ayrıca satırlar üzerinde gözümüzün çok fazla duraksamasına sebep olduğu için okuma hızımızı çok yavaşlatır, bilgiler öncelikle duyularımız vasıtasıyla ön belleğimize gelir, burda tasnif edilelerek kalıcı hafızamıza gönderilir, ön belleğimiz 7 birimden oluşmaktadır, bu birimleri kelimelerle çabucak doldurduğumuzda, okuduğumuz cümleyi anlamlandırmamız zorlaşmaktadır, telefon numarasını düşünün, sayıları tek tek okuduğununuz zaman mı aklınızda daha kolay kalır? 0 2 1 2 5 5 4 8 3 4 1 yoksa gruplayarak mı? 0212 554 83 41 aynı mantık okumada da geçerlidir. Kelimeleri tek tek değil de gruplar halinde okumaya alıştığınızda hem anlama oranınız artar hem de gözümüz satırlar üzerinde daha az sekme ve duraksama yapacağı için okuma hızımız artar.

 

Okurken Geri Dönüşler Yapmak

Okurken kimi zaman anlayamadığımız için kimi zaman ise odaklanmamız dağılıp dikkatimiz başka yere gittiği için geri dönerek tekrar okuma ihtiyacı hissederiz. Yavaş okuduğumuz için düşünce boşlukları oluşur, o sırada dikkatimi başka bir uyaran çabuk çekebilir, sayfanın sonuna geldiğimizde, kendimizi bir alıveriş merkezinde arkadaşımızla bulabiliriz, bu tıpkı bir filmi ağırlaştırılmış formatta izlemenin yarattığı hissi uyandırır bizde, sıkıldığımız için aklımıza çok çabuk başka şeyler gelir. Okuduğumuz metinden uzaklaştığımız içinde, tekrar geri dönüp okuma ihtiyacı hissederiz, anlayamadığımız yerleri tabi ki geri dönüp okumalıyız fakat bu yoğun bir alışkanlık haline geldiğinde, okuma hızımızı ciddi oranda etkilemektedir.

 

Zihinden Seslendirme Yaparak Okuma

Yetişkin bir okuyucuda her kelimenin önceden öğrenilmiş sembol karşılığı vardır. aslında bizler kelimeleri sembol olarak tanıyoruz ve bizler de anlamlı bir karşılığı bulunmaktadır, seslendirme işlevi olmadan da okuduklarımızı anlayabiliyoruz, seslendirme işlevi sonradan öğrenilmiş bir özelliktir. Okurken zihnimizden kendi sesimizi duyuyor ve sesi takip ediyoruz, dolayısıyla hızlı okumaya başlayınca kelimelere ses vermekte yetişemiyoruz, bir filmi 4 katı hızlandırdığınızı düşünün sesler bozulduğunu ve kelimeleri anlayamadığınızı göreceksiniz. Foto grafik okumak ve anlamak kolaydır. Çevrenize hızlıca bakın sonra gözlerinizi kapayın ve gördüklerinizi saymaya başlayın, 2 sn. gördüklerinizi 15 sn. anlattığınızı göreceksiniz, yani 2sn. görüp anladığınız şeylere, ses vermeniz 15 sn. zaman almaktadır, okurken de kelimeleri hatta cümleleri, fotoğraf olarak tanıyıp anlayabiliriz. Zihin sesimiz olmadan da anlayabiliriz, egzersizler yaparak yüksek oranda zihin sesinden bağımsızlaşmak mümkün olmaktadır.

 

Dilbilgisi ve Kelime Dağarcığı Yetersizliği

Dil bilgisi ve kelime dağarcığı yetersizliği, okuma geçmişi zayıf olan kişilerde görülür, kelimeleri rahat ve hızlı tanıyabilmek için, kelimelerin önceden zihnimizde sembol karşılığının oluşturulması gerekmektedir. Bu da kelimeleri ve cümle yapılarını görme sıklığımızla alakalıdır. Bir kelimeyi ne kadar çok görürsek onu sonra ki görmelerimizde tanımamızda bir o kadar kolay olmaktadır. Okumaya yeni geçmiş çocuklar veya az okuyan kişilerin, kelimeleri ve cümle yapılarını tanımaları da bir o kadar zor olmaktadır, bu da okuma hızını büyük oranda düşürmektedir. Bir ilaç reçetesi okuduğunuzu düşünün, orada ki çoğu kelimeyi hayatınızda ilk defa gördüğünüz için ve zihninizde sembolik bir karşılığı olmadığı için, okurken hecelemek zorunda kaldığınızı göreceksiniz. Aynı reçeteyi ikinci üçüncü okumanıza daha rahat ve hızlı okumaya başladığınızı hissedeceksiniz.

 

Amaçsız Okuma

Okuma amacımız ne kadar güçlü olursa, metne karşı olan odaklanmamızda bir o kadar artmaktadır, dolayısıyla yüksek bir odaklanmayla okumak metinden alacağımız bilgileri ve detayları da etkilemektedir. Düşük bir odaklanmayla okuduğumuz metinlerden alacağımız bilgide bir o kadar azalmakta, metne karşı olan konsantrasyonumuzu da bir hayli etkilemektedir. Buda metni okurken sık sık geri dönmemize, metni sonuna kadar okusak da anladığımız bilgilerin sınırlı kalmasına sebep olacaktır.

 

Metin ve Göz Mesafesini Ayarlayamama

Metin okurken, göz ve metin mesafesini iyi ayarlamamız gerekir, kitabı çok yakın tutmak daha dar bir alana odaklanmamıza sebep olur, bu hem okuma hızımızı düşürür, hem de gözlerimizin çabuk yorulmasına sebep olur.

 

Okurken Nefesinizi Tutmak

Okurken farkında olmasak ta metne dikkatimizi vermek için zaman zaman nefesimizi tutarız, bu davranış uzun okumalarda beynimize giden oksijen miktarını düşürdüğü için, başımızın şişmesine dikkatimizin dağılmasına yol açar.. Dikkatimizi toplamamız zorlaştığı için okuma hızımız ve anlama oranımızda aynı oranda etkilenir.

 

Okuma Ortamının Elverişsizliği

Okuma ortamı, okuma ve anlama hızımızı büyük oranda etkilemektedir. okuyacağımız ortamın ışıklandırması yeteri kadar olmalıdır, ışık ne az nede çok olmamalıdır, düşük ışıkta veya yüksek ışıklı ortamda okumak gözlerinizin çabuk yorulmasına yol açar, okuma performansınızı büyük ölçüde düşürür, okuyacağımız kitaplar mümkünse saman kağıt mat seçilmeli, mat kağıtlar okurken ışığı yansıtmayacağı için gözünüzü yormayacaktır. Okuduğunuz ortam düzenli ve tertipli olmalıdır, çok dağınık bir ortamda okumak, dikkatinizin ve motivenizin dağılmasına yol açacaktır.